7 Ocak 2013 Pazartesi

ADAM..

Adamın gözleri yanıyordu..yavaşça sol gözünü açtı..bembeyazdı..o kadar yoğun bir ışık vardı ki..gözlerini kaşıdı kaşıdı kaşıdı..ve sonra sağ tarafa doğru döndü perdeye uzandı..yetişemiyordu..sürüne sürüne yatağın sağ ucuna doğru ilerledi o ilerledikçe çarşafta onunla geliyordu.sol elini uzattı perdenin ucundaki dantelli kısma ulaşmak için çırpınıyordu..işaret parmağıyla orta parmağını makas gibi yapıp tutmaya çalıştı..parmaklarının ucuna deyip sonra geriye kaçan perde adamı iyice delirtmişti..bekledi..kafasını yataktan aşağıya doğru sallandırdı..yorulan kollarınıda başının iki yanından aşağıya sallandırır vaziyette derin nefesler alıyordu..
5 dakika sonra..
tekrar uyandı adam..perdeyi görünce çıldırdı tekrar..yüksek bir hırlamayla atıldı öne doğru..sağ elini geriye doğru çekip birden asıldı perdeye..ve o güne kadar görmediği bir aydınlığa kavuşmuştu..sonunda yatak odasınında perdesi kornişle birlikte yere inmişti..korniş bir gök kuşağı gibi başının üzerinde eğimli bir şekilde duruyordu..ağlamak üzereydi..o kadar sinirlenmişti ki..hızlıca kurtulmaya çalıştı..ağlara takılan balık gibiydi adeta..çırpındıkça kurtulmaya çalıştıkça perdeye dolanıyordu..yırta yırta kurtuldu perdeden..nefes nefese kalmıştı..hızla dikildi ayağa..yatağın üzerinde galibiyete kavuşan bir boksör gibi yumruklarını sıkmış bir vaziyette yaylanıyordu..perdeye bakarak zafer belirtisi olan pis bir gülümseme vardı yüzünde..sonra gözüne bir şey takıldı..başını yavaşça kaldırdı..Oda hızlı bir trende gider gibi bulanık bir şekilde hızla gitti geldi..o..yine o..yine o yaşlı kadın ona bakıyordu..kadının ağzı ensesinde birleşmişti neredeyse..gülmekten tabi ki de..
adam kadına baktı..anlayamıyordu..sonra yavaşça yataktan indi..kadının gülümsemesi birden silindi yüzünden..adam camı açtı..kadın şoka girmişti..adamın kalbinde havai fişekler patlıyordu..
kadına camı açmasını işaret etti..yaşlı kadın yavaşça yere eğildi..adam anlamadı..hey diye bağırdı..buraya bak dedi..kadın bakmadı..
ve adam güldü..

1 Nisan 2012 Pazar

zordu günler..yağan yağmurlar,esen rüzgarların bıçak kesiği acıtmaları..geçer dediler..inanmadım ama geçti..tozlu camları siler gibi hemde..karşıma dikilen her zorluk su gibi akıp gitti hep..dumanların içinden geldim ben yine..rüzgarla savrulup tamamlandım bianda..anlayamadım yanımda sandıklarım karşımda oldular..inandığım herşeyi kaybettim..artık inanamıyorum buyüzden..ama hiçbişeyin karşılıksız kalmadığınıda görmüş oldum bu sürede..herşey gibi bende eskisi gibi değilim..herşeyin değiştiği gibi bende değiştim..bianlık başkaldırmayla günü ele geçirebilir haldeyim..samimiyetin gerçek olduğu kadar araç olarak kullandığını hissettiğim zamanlar insanlarda oldu..hepsinin farkında olupta safa yatmasıda eğlenceliymiş hepsini gördüm yaşadım yaşıyorum..iki yüzlülük bizaman sonra kabullenilir kullanılabilir hale geliyo gerçekten..yapmam dedim yaptım..içinde bulunduğum süreçtede ortadan yararcasına ellerime kan bulaşırcasına kullanıyorum..nabayım siz istediniz siz yaptınız bunu..ama ben konuştuğum zaman herzaman içten konuştum..evet dediysem evet oldu hayır dediğimdede hayır oldu..anlayan oldu anlamayan..kızgınlığım yok..çok kızamam ben kinde tutamam..sadece unutmam..vicdan rahatlatma amacında olduğum hiç olmadı..yapanlarda komik oldu..eğleniyorum sadece herzamanki gibi..gülüyorum devamlı herzamanki gibi..sorunların üzerini eğlenerek örtebiliyorum..elimden bu geliyo..bu karmaşık ışıklı günlerin içinde bi elin beni çekip en büyük buluta oturtması çok heyecanlıydı ve hala heyecanlı..sadakatin altını çizerek gözüme sokarcasına hissettiren ruh..bana karışan benide kendine karıştıran iki farklı rengi tek renk yapan..güneşli günlerimin sahibi..yoruldum dediğim ve düşmek üzereyken artık pes etmişken içsel patlamamı yaşatıp elektroşok etkisiyle hayata döndüren kurtarıcı..herşeyim senindir..bu kirli ve kalabalık dünyada çizdiğimiz çizgi içerisinde kalıp kalabalığa karışmamak dileğiyle...

9 Şubat 2012 Perşembe

ADAMIN BİR ANLIK DURUMU...

korkular yüzleşmekti değil mi? ben mi yanlış öğrendim yoksa.. kararsızlıklarımın yığınları arasından hayat bulmaya çalışırken uzaktan gelen mızıka sesi umudum oldu hep.. orada hayat vardı ve bende varolmaya çalışırken ona karışıp yükselebilirdim.. buna inandım hep.. yıkık duvarların yanında gezmek ne kadar zevkli olabilir.. bunu yapıyoruz hezaman onları baştan sağlam yapmamışken onarmak yerine teğet geçip gidiyoruz ve en sonunda sağlam olanlara özenerek yitip gitmiş bir ömrü avuçlarımızda gözyaşlarımızla yıkıyoruz.. karardı dünya artık.. kirlendi.. mutluluk cam kavanozlarda vakumlanıp saklanıyor artık.. paylaşmaktan korkan insanlar elele verelim diye  yalandan kitleler oluşturmaya çalışıyor.. dünyayı yok edicek beyinleri olan deri kaplı kemikler kağıtla yönetiliyor komik değilmi.. onu bile onlar yaparken hemde...

18 Ocak 2012 Çarşamba

UFO

kırmızıydı bardaktaki şarap..
oturduk tuğla duvarın dibine..sıva parçaları,tütsü kokusu
nerdensin dedik mi biz ona
vurdu kafasına uçsuz fikirleri
uff dedi dur dedi buldum dedi
yalandı tabiki
geçtik uzunca köşeli koltuğa
uzattı ellerini bana,çekti saçımı
öptü boynumu
uff dedi buldum dedi fıtlattı kadehi
dert değil dedim söyle
çaresizim diye bağırdı durmayın dedi atladı üstüme o kıvranırken yerde biz yuvarlandık minderde
soğuk hava girdi camdan atladı kedi masadan
var bi derdin dedi söyle
yok dedim kederim bağımlılığımdandır
tamam dedi ama anlamadı,anlamak istemedi bizden değilsin dedi
ne gibi dedim
UFO dedi.

17 Ocak 2012 Salı

ADAM..(devam)

adam kahvesini aldı ve kadife,tozlu,kedi tüyü kaplı yeşil koltuğuna oturdu..gözü sehpadaki birikmiş gazetelere daldı..kitaplardan yapılmış sehpa bacağı yamulmuştu..oturduğu yerden ayağını uzatarak düzeltmeye çalıştı..git gide kayıyordu neredeyse düşücekti..dili dışa çıkmıştı,ayağında çıktı çıkıcak çorabına takılan kitabın köşesini kurtarmaya çalışırken hepsi devrildi..küllükler,bardaklar..camdan giren güneş ışığında görünen toz bulutu mide bulandırıcıydı..sonra baktı etrafına ölü gibi hissediyordu kendini..neden yaşadığını bile bilmiyordu..ben nabıyorum dedi kendine..neden varım ki..sorguladıkça siniri bozuldu..ayağa kalktı bianda..mutfağa gidiyordu..birden gözüne takıldı..yavşça geri geldi..öylece duruyordu karşıya bakarak..sonra sola döndü..o pis yaşlı moruk karşı pencerede yine ona bakıyordu..gözleri fal taşı gibi açıldı...yere çöktü..bunun derdi ne arkadaş dedi sinirlenmişti iyice..kalkıp çemkiricekti kararlıydı..yine hızlıca kalktı..kadın yoktu..televizyonu açıktı..kırmızı koltuğu televizyona dönüktü ama kadın yoktu..anlayamadı..mutfağa doğru gitti..alt kattaki çocuk sümüğünü yine masanın altına yapıştırıyordu..ama busefer annesine yakalandı ve tokadı yedi..sürcem işte rahat bırak beni dedi masaya sümkürüp odasına kaçtı...adam salona tekrar döndü ve bu dağınıklık hiç hoşuna gitmedi..toparlaması gerektiğini anladı..yere düşüp devrilmiş vazoyu aldı yemek masasının ortasına koydu..işte şimdi oldu dedi..

15 Ocak 2012 Pazar

ADAM..

adam üşüyordu..evde yalnız başına oturuyordu..televizyon açık ama izlenmiyor çay konulmuş ama içilmiyor..sigaranın tamamı kül olmuş tablada bütün durmaya çalışıyordu..
OF dedi adam..sanki birisi duyucakmış gibi..cama yaklaştı aşağıdan geçen adamları,kadınları,çocukları ve hayvanları izledi..birden karşıya bakınca yine aynı sahneyle karşılaştı..kırmızı deri koltukta oturan o yaşlı kadın..
masmavi gözleri ve beyaz teni adamın kanının çekilmesine neden oluyordu adeta..bu sıradada kadın adama bakıyor tabi..birden farketti perdeye yapıştı bir anda çekti ver kornişle beraber aşağıya indi perde..kadın güldü..çok güldü..kahkaha attı baya..
adam utandı çok utandı itin götüne girdi baya..tek ayağının üzerinde biranda arkasına döndü ve kalçalarını yumruklayarak hızla içeri biyerlere gitti..
alt kattaki çocuk hala kahvaltısını yapmamış ve sümüklerini masanın altına yapıştırmaya devam ediyordu..annesi bian önce çocuğu yollayıp 3.kattaki kadına gidip yeni dedikoduları öğrenmek için çıldırıyordu..
karşı dairedeki adam kadını..yani kadın adamı..şey..travesti..işten yeni geldi..
nese adam tekrar salona geldi ve televizyonun karşına geçti..izlemediği programın bittiğini görünce çok kızdı kendine..bu sefer ne hakkında bir program olduğunu öğrenicekti kendine söz vermişti..ama olmadı..
merak ediyordu..hala bakıyormu diye..oturduğu koltuktan biraz geri sarktı..karşı daireyi görebilmek için..tam göremiyordu..iyice yaslandı..biraz daha..
karşıdaki yaşlı kadın camın önünde ayakta adama bakıyordu..adam delirdi..çığlık attı ve kafa üstü yere çakıldı..ve kadın yine güldü..

29 Ağustos 2011 Pazartesi

ROMAN..

karşında duruyordum..sen göremiyordun..heryanda su sesi vardı..hatırlamak isterdin eğer isteseydin sende..görebilirdin..karşı karşıya kalıcağımız birgün dileklerimde yer alıcağın asla aklıma gelmezdi..acınan kişi olmak ağır geldi bana..aç gözlerle pusuda bekleyenler şimdi sana yakınken istenmeyen kişi olmak çok ağır geldi bana..şarkılar çalıyordu etrafta..sen duyamıyordun..duymak istemiyordun belkide..çığlıklarımla göz yaşlarım kaldı yastığında..karanlık,sıcak ve nemli odada..hatıraları sarıp sarıp kaldırmak kilitlemek istedim..o kadar çoktu ki..birçoğunu istemesemde yakmak zorunda kaldım..sonra baktım ki çokta fazla değiller..birçoğu birbirine benziyordu..heryerde insanlar vardı..sen görebiliyordun..ben göremiyordum..dalga geçtiler benle..sahipsizliğimle alay ettiler..arkaçıkanlarda oldu..acı daha cazip geliyo butarz durumlarda..nedense onu görmek istiyor insan..avuçlarımda hala göre biliyordum seni en başta..günden güne silinmeğe başladın..ben görmek istiyorum görüyorum..çok siliksin ama üstünden geçicem o çizgilerin..eskisindende canlı olucak..ama önce senden kalemlerimi almam gerek..kitap gibiydi yaşananlar..ve çok ağır bi romandı benim için..

7 Ağustos 2011 Pazar

üç harfli..

seni sevmek çok başkaydı..yemek yemek gibi..su içmek gibi..gökteki bir yıldıza bakıp sana benzetemek gibi..akşamları aya bakarken belki sende bakıyosundur diye düşünüp gözlerimden yaşlar gelene kadar kırpmadan izlemek..işte bu seni sevmek..senin için aştığım yolların ardında sana sarılıcağımı bilmek,seni öpebileceğimi bilmek,o hırçın sabırsızlık var ya..anlatılamaz..sarhoş olana kadar içercesine izledim seni..seni izlerken sarhoş oldum hep..sen kırmızı şarabımdın benim..en değerli mahzenlerimde sakladığım,açmaya kıyamadığım..seni neden sevdiğimi hiçbir zaman bilemedim..hep düşündüm sebep aradım ama yok..çıkmadı hiç..sebepsizce aşık oldum sana..dudağının kenarındaki bene hasta oldum ilk gördüğümde..hep başka koktun bana..kimse de olmayan bir koku..anne kokusu gibi..ellerine aşık oldum..narin,beyaz..100-1000-10.000 hiç farketmez..hepsinin içinden bulur çıkarırım o güzel elinden tutup seni..beni gördüğünde nekadar güzel gülerdin eskiden..kalp atışlarım hızlanırdı o an..seni ilk öptüğümde dudaklarım yanmıştı sanki..sanki kor öpmüş gibi hissetmiştim..elim ayağım tutmaz olmuştu..sanki ilk kez öpüşüyo gibiydim..elinden tuttuğumdada aynısı olurdu..alev alev yanardı ellerim..yanında olup sarılamamak,öpememek,saçlarını okşayamamak,ciğerlerim parçalanana kadar seni koklayamamak..o kadar acı veriyo ki..sanki içimi dışıma çıkarıyolar..boğazımda bi ağrı oluşuyo önce yumruk gibi,dosdoğru soluk borumdan aşağıya iniyo..sonra miğdem acımaya bulanmaya başlıyo..içim çok acıyo..yoksun işte..bak..yoksun..senin yanında yalnızlığı yaşamak keyif veriyodu bana..o an yalnızdım ama sen hep yanımdaydın..hissediyodum..beni sen gibi seven olmadı hiç..sanmıyorum bi kız çıkıcak,uyumıycak,ben uyurken beni izliycek ve ağlıycak..sevdiğinden..çok sevdim..anlatamıycağım kadar çok sevdim..sen farketmedin ama sigaramı yakarken içimdeki aşkıda ateşe verdin..kordonda seni gördüğümde yanından geçerken..zorlamasaydım kendimi düşücektim..adrenalin patlaması yaşatıyodun bana hep..seni izlemek ne kadar güzel sen bilemezsin..sen hiç farketmedin ama sen görmeden ben seni çok izledim..her zaman..son ana kadar..evet baştan sona kadar..iyiyide yaşadım,kötüyüde,hastalığıda,sağlığıda kavgayıda,korkuyuda,yaşadım senle..ben ilk defa aşık oldum..

30 Temmuz 2011 Cumartesi

bıraksaydım da yaşasaydı...

bir çiçeğim olsun istedim..ona bakmak sulamak ilgilenmek istedim..nasıl olucağını hiç düşünmemiştim ama bir tane olsun istedim..ben nasıl olsa falan derken çıkıverdi karşıma..nasıl güzel nasıl narin kıpkırmızı diri bir gül...akşamın kızıl güneşi altında alev alev yanıyodu sanki..ateşiyle benide yakacağını hiç düşünmeden koştum yanına benim olsun istedim..heryanım titriyordu..ellerim,ayaklarım heycanlıydım artık benim olucaktı..
aldım onu koydum kendimce en güzel yere..hergün suladım hergün sildim yapraklarını..önceden de çiçek bakmıştım ama onlara baktığım gibi bakmadım ona biran gözümü ayırmadan baktım..sonra dışarı çıktım bir baktım heryerde çiçek dolu..ama benimkisi en güzeli dedim hep..diğerlerinin kokusu geldi..kopup önüme düştüler..ama yılmadım kendi çiçeğimin üstüne titredim hep..
bir baktım ki diğerlerine bakarken aslında kendi çiçeğime hiç bakmamışım git gide güzelleşmiş aslında az su verdiğim için yaprakları sararmış,boynu bükülmüş,her yanını böcekler sarmış..ben böcekleri silkeledikçe yenileri geldi..baktım ki çiçek elden gidiyor..ne yapsam eskisi gibi olsa diye kendimi yedim durdum..
durup karşıdan baksaydım o benim çiçeğimdi bir kere..kendini yenilerdi..benim saksımdaydı..ama düşünemedim tekrar eskisi gibi olsun diye daha çok su verdim..böcekler gitsin diye olmadık ilaçlar sıktım üstüne..
çiçek hep aynıydı ama bana öyle gelmiyordu..baktım en sonunda çiçeğim eskisi gibi harika ilah gibi..bebek gibi..
ama yıpranmıştı artık..çok sudan canı çıkmıştı artık..çok güzeldi ama boynu büküktü..öyle olmasın diye tuttum sapından düzelteyim dedim..bir ip bağlarım korurum onu dedim..tuttum kaldırdım ve..dayanamadı kırıldı..koptu..bikaç yaprak düştü ayaklarımın dibine..yoktu artık..o gözümden sakındığım en değerlim yoktu artık..saksım boştu artık..
çok içim acıdı..önce boğazımda bir yumruk,olduğu gibi miğdeme inen ağrılar başladı..her aklıma geldikçe benim yaptığım aptallıklar aklıma gelince göğüs kafesim sıkıştı..pressleniyordum sanki..o benimdi çiçeğimdi..güzel çiçeğimdi,kızıl çiçeğimdi,küçük çiçeğim benimdi..dayanılmaz bir acıydı işte bu..
ama ne yapıyorum..geri kalanla idare ediyorum..kökü benim ellerimde..yavaş yavaş suluyorum..eskiden yaptıklarımı düşünüyorum..o filizden fışkıran yaprağı gördüğüm anda kendi saksıma kapanıcam..istediği kadar su verip ilaçlanması gerekirse dikkatli yapıcam..
ama bunun yanında diğer çiçeklerede bakıcam..bakıcam ki çiçeğim yeniden doğduğunda her kokuya doymuş olup sadece onun kokusunu duyayım...

23 Temmuz 2011 Cumartesi

durmuşmuyuz..belkide...
karar verdikmi peki
ne için
hayata dair...bakıyorum..karanlık..hep karanlık..
uzaktaki balıkçı kayıklarından denize yansıyan ışıkları görüyormusun..
işte hayata o kadar uzağız..görüyoruz ama gitmiyoruz da..
git ozaman ne bekliyorsun..
yalnızlığımın rehber olmasını..
baksana hiç düşündün mü..insanların yersiz bağırışlarını..sen ben bizlerde öyleyizdir hep..peki sonuç ne..
bulanık uykularımızdan uyandığımız günlerde sessiz çığlıklar atardım ama hep duyulurdu..
peki diğerleri
umurumda diğerleri..
işte hayat tamda budur diğerlerini boşverdiğin anda başlar yok oluşun..çünkü onlarında boşverdikleri arasındasındır..
yok olmaya çalışmak için kolay bi çaba
belkide
aynen öyle sildiğimiz hatıralara döndüğümüzde nasıl siliklerse diğerleri benmim için herzaman öyle
hoyratça savur düşüncelerini belki yakalyan olur..
biri yeter bana..
nerde o peki..
karşımda..
karşındakilerin düşüncesine önem vermediğin sürece istediğin yolda yürüyemezsin..
nasıl..
diğerlerinden bir kaç cm çıkık duran taşa ayağın takıldığı zaman anlarsın bunu..
sıkıldım yeter..
gerçekten sıkıldın mı.
evet..peki neyden sıkıldın..
herşeyden..
peki neden kendini öldürmüyorsun var olmanında bir anlamı olmamalı senin için..
var oluşumla kendimi yok etmem yetmiştir herzaman bana..